Keçid linkləri

2016, 10 Dekabr, şənbə, Bakı vaxtı 22:45
-

Bir neçə ay əvvəl tanınmış Türkiyə yazıçısı Orxan Pamuk 19 il əməkdaşlıq etdiyi və əksər kitablarının çap olunduğu “İletişim Yayınları”ndan ayrılıb “Yapı Kredi Yayınları”a keçdi.

Bu qərarı ilə Pamuk həm də əlyazmalarını 19 il oxuyub kompüterə köçürmüş yığıcısı Hüsnü Abbasla da vidalaşmış oldu.

Hüsnü Abbas “Milliyet” qəzetinə müsahibəsində Pamukun çətin oxunan əl yazısı, yazılarına münasibətdə çox həssas olan yazıçı ilə ünsiyyətindən danışır.


- Kitaplarını elle yazan yazarların yazılarını bilgisayara geçirmek de işinizin bir parçası değil mi?

- Öyleydi ama elle yazan çok az yazar var artık. Eskiden çoğu el yazısıyla ya da daktiloyla yazardı, biz dizerdik. Sonra bilgisayarlar yayıldı. Şimdi herkesten Word dosyası halinde geliyor. Ama tabii hâlâ her yazarın kelime birlikteliği farklı, imlası farklı... Onların toparlanması gerekiyor.

- Kaç yazar kaldı dizgiciliğini yaptığınız?

- İki; Murat Belge ve Ömer Laçiner... Bir de Orhan Pamuk vardı ama biliyorsunuz ayrıldı artık. En çok işini yaptığım yazar oydu. 19 sene çalıştık birlikte. “Yeni Hayat”la başladık. Bizden çıkan bütün romanlarını ben dizdim.

“300-500 sayfalık kitapta en fazla 5-10 kelime anlayamadığım olurdu”

- Orhan Pamuk’un yazısı oldukça zor okunuyor. Siz zorlanıyor muydunuz okurken?
"İletişim Yayınları"

"İletişim Yayınları"


- Alışıyor insan herhalde... Başta da çok zorlanmadım aslında. Ama doğru, karışıktır, birçok not yazar sayfaların kenarlarına, bu oraya girecek, şu değişecek diye. O metinler birkaç kere gider, gelir aramızda.

- Hiç anlayamadığınız kelime çıkıyor mu mesela?

- Çok az. 300-500 sayfalık kitapta 5-10 kelime oluyorsa oluyordur.

- Çok titiz diye bilinir Orhan Bey. Nasıldır onunla çalışmak?

- Öyledir sahiden. Ama ben de dikkatliyimdir. Bir sorunumuz olmazdı. Orhan, epey iltifatta da bulunmuştu vaktiyle... “Bazen ben değil, o yazıyor romanlarımı diye düşündüğüm oluyor” demişti. İş ilişkisi dışında da bir bağımız, arkadaşlığımız var. Başka bir dil olduğunu düşünüyorum aramızda. 1970’lerde Feriköy’deki bir sinemanın adını yanlış yazmışsa, bunu uygun biçimde not düşerdim, o da bu notları dikkate alırdı mesela. Her yazar açık olmaz böyle şeylere.

“Yeni kitabın yaklaşık 300 sayfasını ben çalıştım”

- Okurlarının aylarca bekledikleri Orhan Pamuk kitaplarını da ilk okuyan siz oluyordunuz...

- Evet, o çok güzel bir duygu. Herkesten önce ben biliyor olurdum ama kimseye söylemezdim. Etik değil çünkü. Yeni kitabı da biliyorum. Aşağı yukarı 300 sayfasını ben çalıştım. Bu kitabın ne kadarı ediyor bilmiyorum tabii. Çünkü parça parça gönderiyor, bazen 17’nci bölüm, bazen 3’üncü bölüm... Şimdi başkası devam ediyordur.

- Üzülüyor musunuz artık birlikte çalışmayacak olmanıza?

- Tabii, böyle olsun istemezdim. Ama ne yapalım, böyleymiş... Buna karar verilme sürecinde aktif rolüm yok ki... Orada yayınevi var, yazar var... Onların inisiyatifinde.

- Belki yayınevinden bağımsız olarak sizinle çalışmak ister?

- Yok. Bilmem.

Milliyet.com.tr

Günün bütün mövzuları

XS
SM
MD
LG